Ne işiniz var abi burda

 

 

Advertisements

Mix

Bugün telefona çok fazla baktım gözlerim ağrıyo. Uyandığımdan beri gözlerim telefon ekranında. Sikeyim twitterını da whatsapp’ını da. Hepsini tek tek ve ayrı ayrı. Abi bu bi bağımlılık ve yerini neyle dolduracağımı bilmiyorum. Allah kahretsin ki kitap okumayı artık hiç sevmiyorum. İzlemek varken neden okuyayım gibi bi kafaya girdimmm tam cahil kafası. Çıkar bizi burdan ya rabbbb.

Baktım whatsapp’ta mesaj yok saatlerce twitter’da dolaşırım ordan hop instagram. Ve hala sıkıntım geçmedi mi, mhrs’ye girer hastane randevularımı check ederim. Ordan internet bankacılığına girer bu ayın ekstresini kontrol ederim. Hatta hesaptaki para küsüratlıysa o küsürat kısmını varolan bi borç varsa ödeyerek yok ederim. Bu kaçıncı level bi obsesiyon bebişim? Velhasıl faladdin’e girer eski fallarımı tekrar okurum da elime bi kitap almam. İğrenç bi insan oldum. Bu telefon işi hiç iyi bi iş diil. Üç beş seneye boşluğa düşeriz eğlenecek bi şey bulamayız yetinemeyiz. Bu düşünceler beni korkutur.

Ocak ayından beri dört kere falan kaşıntı tuttu beni. Her seferinde aha bu kez bitlendim desem de sabahına geçti psikolojik bişi bu net. Bi kafam kaşınıyo orayı kaşırken avuç içim ordaaan kulak arkam falan dilim bile kaşındı. Ama bu dört beş seferin ikisine dikkat ettim de stresliydim o defalar. Ay sanırım bu şey bilmem ne eksikliği falan değil direkt stresten kaynaklanan o kaşınma hastalığı. Adı da nasıl dilimin ucunda şu an ama ı ıh çıkmaz o. Lakin siz ne demek istediğimi anladınız diil mi

Peki durup dururken stresin bağırsaklara girip kaka getirmesi desem??? Birincisi insan oturduğu yerden hiçbi sebep yokken neden streslenir ikincisi bağırsaklarımda hiç kaka olmadığına yemin edebilirdimjkfkgjf bağırsağa stres girince aniden orda kaka mı oluşuyo noluyo. Bunu çözücem abi bu benim aklımı çok kurcalıyo

Bi de kuzenimden blutv üyeliğini aldım az evvel yaşamayanlar ilk bölümü izledim. Bu kadar leş bi oyunculuk yok flash tv düzeyinde her şey. Sik gibi dizi. Hele o hippi sokak tayfası ahahahahaha. Yani ne desem o kadar azzzz ki. Anlam vermeye çalıştım veremedim. Emek var dur hemen karar verme dedim olmadı falan…. Yaşamayanlar adı altında benim düz hayatımı çekselerdi daha iyi bi şey çıkardı ortaya (e bu esprimsiyi tam burada yapmasam olmazdı)

Twitter’da bi şerefsiz evladı bi tweet atmış biraz da yürümüş açıkçası bin fav kadar NEYİNİ YÜRÜTMÜŞLERSE ORASI AYRI DERT. Neymiş zamanında eski sevgilisi kirli donlarını bile yıkarmış bunun ama bu amcık kızı aldatmış kız bunu affetmiş. Sonra kız ailesel sebeplerden depresyona girmiş sürekli ağlıyomuş çocuk da çekemiyorum seni diyip terketmiş. Sorunu nerde yaptım diye düşünüyorum bi de hala demiş tweeetin sonunda çocuk. Ulan bunu bi okudum kan beynime sıçradı. Allah bin birrrr türlü belanızı versin ne yaşadıysanız misliyle çekin imşallah. Sizin yüzünüzden insanlarda ne güven kaldı ne inanç be. Herkesin içinde de bu çocuktan bi parça var bu devirde. Hıncımı da alamadım zaten. Şerefsiz it.

Ayyy bi de bugün babam ve oğlum’u izledim yıllar sonra. Aah. Ağlamaktan gözümde yaş kalmadı sesli sesli ağlıyorum ama artık yaş akmıyo makinenin suyu bitti. Fikret kuşkan keşke 1.70 olmasaydın seni kocam yapardım. Farkettim ki ben aslında bayaa baya fikret kuşkan fanıyım. Yakışıklı falan buluyorum tabi film zamanları 38lerindeymiş şimdi epey yaşlanmış. 38lik çıtırken +5 cm de boyu olsaymış net evlenirdim.

+vsco hesabımı bioma sen bak diye ekledim. Sen bak diye oraya bi ton fotoğraf atıyorum. Sen bak diye saatlerce editlemeyle uğraşıyorum.

+sen benim beynimi çönderiyosun 😦

+sana çok kırgınım bi şey yap

Tamam ya bu yazı da bu kadar. Beynimin ufak bi özeti

Öpttttxo

Im going back to 505

Gecenin bu saatlerinde içimde karşı konulamaz bi göndermeli şarkı paylaşma isteği oluşuyo. Kendimi durdurmakta bazen zorlanıyorum. Durdurabilmek için de burası facebook değil ve artık 2010da değiliz relax girl minvalinde şeyler söylüyorum kendime. O bana hep şey derdi “duygularını bastırıyosun hep”. Nası da haklı yine. Şöyle boktan bi konuda bile haklı.

Bu sanallık da aşırı sıktı artık. Gerçek bi şeyler istiyorum. Screenshotlardan oluşan kanıtlar değil de, beynimin derinlerine anı olarak gömülecek kanıtlar istiyorum artık. İç ses böyle durumlarda hep diyo ki SEN NAPTIN PEKİ SEN? SÜREKLİ İSTİYOSUN Bİ ŞEYLER AMA S E N N E Y A P T I N ?

İspanyolların arsız okları gibiyim hadi yüreğini oklara sapla

Offffffffffffffff.

Neden çözemiyorum

Neden çaresizlik tavan

Nolur tekrarlama majör depresyon

Günde üç hap içmekten cılkımın çıktığı o kara günler

Her şey için tşk canım duxet ama artık seninle olamayız bebeğim bitti o ilişki lütfen bi daha yazma bana, başkası var😔

Sen benim 505’imsin

SEN BENİM

5

0

5imsin.

Napıcaz seninle güzel çocuğum

Bff’ime geçen diyorum ki dayanamıyorum yazıcam ben artık. Diyo ki yaz abi ona sadece sakalının rengi için bile yazılır dhdjddjd<3

Gerçek hayatta asla sürekli manita meseleleri konuşan, hayatı sadece erkekten ibaret olan “o” kızlardan değilim. Hatta o kadar anlatmıyorum ki kankitolarım ketum köpek diyo bana. Ama burda o yazı yazma şeysine basınca bi şeyler oluyo bana 🎶hakkında herrr şeyi duymak istiyorum bu aşk değil de nedir🎶 sadece onunla ilgili yazasım geliyov bu aşk değil de nedir

Valla ben hayatımda benim onu sevdiğim gibi sevilmedim bi kere bile. So sad.

Ağlamaaak güzeldir süzülürken yaşlar gözünden

İçime oturan şeyler listesi: 1 ve son) onun en sevdiği hayvanın, en sevdiği olma sebebinin iki sene önceki kız arkadaşının ona o hayvanın resmini çizmesi olduğunu öğrenmiştim. Bunu direkt onun blog yazısından okumuştum. Ay bu feci ağrıma gitmişti ya. Öğrendiğimde yutkunamamıştım falan. Sonra dedim ki umarım kurmaca bi yazıdır. Nah. Blog tutan eski manita yapmışlar. Naparsın aq

Bi de var ya çizim yeteneği benim kırık yanım. Nerde iyi çizen birini görsem çok kıskanırım. Kursa falan yazılmıştım bi şeyler oldu falan filan gidemedim ben. Geliştiremedim o yeteneği kaldı öyle sik gibi. HA ONA YAZI YAZDIRACAK KADAR ETKİLEDİĞİ YETMEZMİŞ GİBİ Bİ DE KIZ ÇİZİMDE İYİ HA. Kıskanmak için daha iyi bi neden olabilir mi guys

Beni sev diye yalvar yakar bağıran hande yener i felt that estetik reis.

Ben bi şeyler daha diyecektim unuttum

Eğer bi erkek cümlede hallederiz anlamındaki nedir yani kalıbını kullanıyosa bilin ki o konu hiçbi zaman halledilmeyecektir kızlar bu da benden size akarı kokarı olmayan bi tüyo olsun. “canım yaparız onu yaa nedir yani” “o iş bende nedir yani” yalannnnnnnnnn.

Ha son 1 şey. Böyle göndermeli tweetler şarkılar falan paylaştığımda içimde “ya başkası için paylaştığımı sanıyosa” düşüncesi de filizlenmiyo değil artık ama o kadarı da kısmet yani

Ben şarkı paylaşmaya gidiyorum nolacaksa olsun artık bb

Zaten kırılmış bir kızım

Bebeğim konuşmadığımız herrrr bir saniye bile bizim için gözyaşı döküyorlar bunu neden anlamak istemiyorsun ısrarla. (demek ki benimle konuşmak istemiyorsun, neden anlamak istemiyorum ısrarla) (yoo adamım yoo bu hisler hiç yanılmadı yazacaksın bekle de gör)

Mesaj atmadığın her saniye sana günah point olarak geri dönüyor. Sen sanıyor musun ki seni benim gibi seven bulabileceksin. Ne demiş üstad nil karaibrahimgil “ne yaparsan o ben olmaz, parçaları sana uymaz” anlıyorsun di mi canım benim.

BEN DE NASIL BİR ISRARCI ÇIKTIM YA. İstese yazar düz mantığını asla ve kat’a kabul etmiyorum. Sanki herkes benim gibi karma karışık.

Bana bu ara fal, gelecek görüsü, büyü falan lazım. Seri lazım hem de. Seri oyna.

Şey diye dua ediyorum “gönlümdekini hakkımda hayırlı kıl”. Ya sen bunları hiç hakediyor musun ki. Ben kimin için dua ediyorum, ben kime laf anlatıyorum, ben kimin için buralara satırlarca iç döküyorum acaba. Ben napıyorum acaba.

Allahım ya bu saplantıyı al benden, ya bu çocuk bana yazsın, ya ben ona yazma cesareti göstereyim. İnceldiği yerden de kopuyorsa kopsun artık çünkü bu depresyonlu bünyenin daha fazla üzülmesine ne tahammülüm ne de sabrım kaldı yav. Yazık yazık bana da yazık. Ben de bi ananın evladıyım aqqq.

Biz iki kere denedik di mi. Birinci de sen durup dururken siktir olup gittin. 20 gün sonra pişman olup geri geldin. Ama ikinci kezzzzzz yine gittin di mi durup dururken. Ve ben bunun üstüne sana öyle ağır şeyler yazdım ki nefretimi kusabilmek için……. Yani şu an sen bana yazmazsın çünkü en son sana çok ağır konuştum cevap vermeyeceğimi falan düşünebilirsin (ikinci kez yazdığında demiştin ki: sana şu an mesaj atıyorum ama beklediğim tepki küfür+engel, yaparsan bi şey demeye hakkım yok BAK BAK BAK ŞERRO FHDKFKşSKF) ya da kırılmış olabilirsin haliyle. E iki kere siktir olup giden sendin ben de sana yazamam cevap vereceğini nerden bileyim nasıl güveneyim senin o dengesiz bünyene. Nolcaz biz amk. Nolur okumayın bu yazıyı abi inanılmaz utanıyorum. Beni bu anonim halimle bile utandırmayı başardın ya seni de Allah bildiği gibi yapsın çocuk. Nelerle kafayı bozdummm, nasıl ayrıntılarda takılı kaldımmmmm. Resmen sığ sularda boğulmuşum haberim yok.

Misaaaafir çocuğu gibiydin geeeldin dağıttın gittin

GÖNÜL ALMAAAYI BİLMEYENE ÖMÜR EMANET EDİLMEZZZ

Boynumuza dola aleyna başkan fjdlfjdjf.

Ben sanırım sahiden kırılmış bi kızım. Böyle üzgün falan olunca en boktan şarkıda bile dertleniyor insan. Resmen aşk insanın kalite eşiğini düşürüyor. Elit kalamıyorum. Nerde benim vetements çantam ve büyük gucci gözlüklerim katya? Best cenaze kombini ever.

Amaaan. Bana bi iyi dilekte bulunun be. Buraya kadar okuduysanız zaten net yazık şu hale bak demişsinizdir herhalde. Her fav bir iyi dilektir, duadır, temennidir, geçecek gardaşımdır. Şaka. İçinizden geçirin yeter.

Öpttttt </3

Kalbimi sevgiye mi

Herkese selamlar ben geldim. Hayat bazen tatlıdır sevenler kanatlıdır arkadaşlar bunu unutmayalım diyerek hızlı bir giriş yapıyoruz. Çişim var. Bu devirde insanın hala çişi gelebiliyor demek ki bazı şeyler hiç değişmiyor. Benim sana olan aşkım da buna dahil. Nasıl bağladım ama konuları hemen. İnsan isteyince her şeyi bağlıyor da bi benim düğmelerimi senin deliklerine iliklemeyedik be. Yan sen buna yan. Sen buna, ben sana.

Demişler ki alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Acıma yetime döner koyar götüne de demişler ama bunun şu an konumuzla bi bağlantısı yok.

Diyorum ki seni düşünmeyi tahmini ne zaman bırakırım. Bu sıralar kişisel gelişim, çekim yasası, nefes meditasyonları, olumlamaları çekmek, bilinçaltı temizliği gibi gibi gibi konulara takmış bulunmaktayım. Konunun seninle olan kısmına gelirsek bu konular seninle ilgili diyo ki; neyi hayal edersen onu hayatına çekersin. İçinden neyi tekrarlarsan bilinçaltını o yöne kaydırırsın. E haliyle ben de hayvan gibi seninle ilgili temennilerde bulunuyorum. Düşünsene gözlerimi kapatıp içimden “kalbimi sevgiye açıyorum” falan diye tekrarlıyorum beş on kere. VAH ZAVALLI BEN. Yok böyle dediğime bakma mutluyum bunları yaparken. İnanınca işe yarıyor gibi hissediyorum. Tabi üç beş yapmayla olacak iş değil zamanla yerleşecek. Velhasıl bu konular kelimelerin gücüne ve anda kalmaya inanıyorlar ve bununla her şeyi başarabileceğimizi düşünüyorlar. Her şeyine okeyim. Aklımı kurcalayan tek bi nokta var. Yıllarca başımıza “abi düşünmeyi bıraktım çocuk mesaj attı”, “umrumda değil dediğim an köpeğim oldu” falan gibi olaylar gelmedi mi? Hani biz sallamayınca gerçekleşiyordu bu olaylar? Hani bu hayatın bize sen bakarken soyunamıyorum deme şekliydi? Seninle ilgili düşünceler üstüne yoğunlaşmam meditasyoncu tayfaya göre olması gerekenken, deneyimlerimize göre “sen şu an aşırı istediğin için olmayacak ne zaman bırakırsan o zaman senindir” şekline bürünüyor. Ve bu düşünce gücüyle bi şeyler değiştirebilme olayına aşırı takık olduğum için iki kısım da beni inanılmaz kendine çekiyor. Şu an meditasyoncu ablaların dediklerini uyguluyo olsam da bi yanım “acaba umursamayınca mı kazanıcam yanlış seçim mi yaptım” diyor. Kendimi anlamaya çalışıyorum, iç sesime kulak vermeye çalışıyorum. Beyinsiz iç ses suspus olmuş manzara izliyor sanki. Bana hiç yardımcı olmuyor.

Gel gelelim ikinci konumuza. Mediteci tayfa bi de “aklınıza sürekli gelen bi şey varsa hani böyle tekrar tekrar, çok şanslısınız o konuda başınıza iyi bi şeyler gelecek bunu hisleriniz söylüyor, mesaj açık” diyor. Ben bunu hemen balık burçluluğumun hayal olanı gerçek sanma özelliğiyle de harmanlayarak sana yordum. A BAK BU ARA SÜREKLİ AKLIMA GELİYOSUN O ZAMAN BİŞİ OLMASI YAKINDIR ‘MESAJ AÇIK’. Balık burçlarına böyle şeyler söylemeyin abi. Çok saçma yerlere çekerler ve bunu yoktan var edip inanırlar. İnandım ben. İnanıyorum şu an djdjdjf tutundum buna. Kimbilir mediteciler bu lafları gelecekle ilgili planlar, iş, para, başarı, özüne dönme vs gibi konuları kastederek söylemişlerdir ama dediğim gibi ben balığım abi ben çekerim bu lafları oraya buraya.

Bi de mesela seninle ilgili hep sakindim artık bittiğini kabullenmiştim. Önceki yazılarımı okusan bilirdin. Belki okursun. Hani bi şey olmayacağını bilme ve bunun sakinliği olur ya insanın üstünde, o durumdaydım. Sadece aşık. Ama bi kaç gündür aşırı heyecanlıyım. Sanki seni unutmuştum da bu ara sana yeniden aşık olmuşum gibi bi kelebeklenme bi pır pır haller. Hani okulda çok beğendiğin çocuk yazar ve heyecanlanırsın ya oha dersin inanamazsın kalbin hızlanır öyle bi hal. Senden şu zamana kadar beklentiyi kesmişken bi anda böyle hissetmeye başladım. Bu ara kişisel gelişime de taktığım için hislerime güvenme konusu inanılmaz tavan yapmış durumda. Sanki sen de bana karşı böyle hissediyorsun gibi hissediyorum. Beni stalkluyosun gibi falan geliyor. Biliyorum aşırı şizofren duruyor ordan bunların hepsi. Ama şu an bunu hissediyorum salaksam da salağım napayım. Heh işte. Baktım bugün neler yazmışsın twittera diye, kendimden bile sakındığım beni çok heyecanlandıran bi konu var yazmışsın. Bak ya. Gel de bundan ümitlenme. Bi yanım bu iş sana yine kelek diyo, diğer yanım biraz iyiye odaklan diyo. Karmannnn çormanımmm. Ama bu da tesadüf olamaz be. Ah ya bi işaret.

Biraz serbest çağrışım yapıcam burda da. Artık yazının son kısmı. Seni neden sürekli böyle heyecanlı şekilde düşündüğümü bulmaya çalışıcam. Neden yani. Sebebi ne acaba. Bi sebebi var mı. Bi cevap var mı. Benim burdan almam gereken bi mesaj var mı. Varsa mesaj ne. Yoksa bunların hepsi deli saçması bi uydurma mı. Nolur bari bununla ilgili bi mesaj bi sinyal alayım. İç sesim bişi de. Sen balık burcusun altıncı hissin kuvvetlidir. Biraz dinle kendini be kızım. Yolla mesajı evren tüm çakralarım sana açık seni bekliyoruz harekete geçmek için abi hadi be nerde kaldı bizim kargo.

Kalbimi sevgiye açıyorum. Kalbimi sevgiye açıyorum. Kalbimi sevgiye açıyorum.

Çok çişim var.

Bu köşe dert köşesi

Ay var ya içim o kadar sıkılıyo ki iki gündür. İki gün önce akşam otobüste ufak bi panik atak geçirdim ve o günden beri sanki depresyon ve anksiyetem tekrar nüksetti. Şeyi merak ediyorum acaba benim için antidepresansız bi hayat mümkün mü ilerde falan. Gerçekten artık insan çaresizlikten kolunu bile kıpırdatmak istemiyo çünkü zamanında çabaladım da noldu……..

Bi de yine bu ara sevgiye ilgiye aşırı muhtaç kalmış hissediyorum. Ne zaman buraya içimi döküyosam anlıyoruz ki ilgi istiyorum, keyfim bok gibi, içimin sıkıntısı dışarı taşıyo. Yazmadığım zamanlar she’s ok everything’s fine.

Geçen yaz üç ay kadar sevgili kaldığımız ex bf yazdı geçenlerde. Temmuzun on yedisi falandı. Askerden dönmüş. İşsizmiş. Kafası bok gibiymiş. Uzun zamandır aklına geliyomuşum. Zamanında değerimi bilememiş. Her şey artık çok başka olacakmış. O zamanlar malmış. Şu an ailesinde boşanma varmış falan filan. Üç beş gün konuştuk ama ben tekrar olmayacağını söyledim. Kafasına sıçayım aşırı düzgünlüğümün. Neden olmaz dedim çünkü geçen yaz o üç aylık sevgililiğin sonunda ayrılma lafları olurken bana “sevgili olmasak da olur takılalım” falan dedi. Beni fuckbuddy konumuna indirdi ben de siktir git dedim. Şimdi de değerimi anlamışmış. Of bilmiyorum belki gerçekten doğru söylüyo bu askerlik olayları falan erkekleri bayağı olgunlaştırıyo ama o lafları duyduktan sonra kabullenemedim tekrar denemeyi. Şimdi de yalnızlıktan geberdiğim için acaba denese miydim diyorum. Ne kara bahtım kör talihim varmış anasını satayım. Bahtsız bedeviden halliceyim.

Lütfen herkesin hayatı süper olsun artık. Herkes yolunu bulsun. Herkes yaşama amacını bulsun. Gözümüz hep daha fazlasında olmasın. Elimizdekilerle mutlu olmayı öğrenebilelim. Yalnızken de kendimize yetebilelim. Özşefkatimiz sonsuz büyüklükte olsun. Amin.

İhtiyaçlar bağlamında

Köpekler gibi özledim lakin artık aramızda hiçbi şey olamayacağının da bilincindeyim.

Aklımda şöyle bi şey var. Bugün bunu düşünürken buldum kendimi. Biri var beğendiğim senden çok olmasın. Hani acaba dediğin biri olur ya öyle.

Bugün beynim istemsizce bi karşılaştırma yaptı. İhtiyaçtan bence. Neyse anlatıyorum hemen. Sana x diyelim. Ona da y. Senin iyi özelliklerin: seni tanıyorum, yüzüne ellerine bayılıyorum, naif oluşuna bayılıyorum, kitap okumana kültürün dibine vurmana bayılıyorum. Çok şey bilmene bayılıyorum. YETMEZ BİR DAHA: ELLERİNE BAYILIYORUM. Bana verdiğin tepkilere, bana hissettirdiklerine, boynumu sevişine(böylece bir kere daha boynumlayız sayılı yerlerimden), karamsar tarafına, beni sürekli güldürüşüne, hiç beklemediğim anda beklemediğim şeyler söylemene eriyorum, günaydın mesajına bile bitiyorum. Bitiyodum… Uykucunun dibi olan ben sabah 6 gibi kendi kendime uyanıp senden mesaj var mı diye kontrol eder hale gelmiştim telefonumu. Sürekli 32 diş geziyodum etrafta, sürekli midesi kelebekli halde. Yani sadece sen yaptın diye sevdiğim milyon tane sıradan şey yazabilirim buraya. Ama işte sadece senden gelince değerli ve anlamlı… Bu liste böyle uzar gider.

Y kişisine bakalım bi de. Seninle aramızda beş yaş var, y benden bir yaş küçük. Y ile aynı okuldayız, aynı sınıftayız, dördüncü sınıf boyunca her gün görüşebiliriz ve ordan da ver elini çankaya evlendirme dairesi jxfhskfjd. Y nasıl bi insan tanımıyorum ama dışardan kendime yakıştırabiliyorum. Boyu da uzun :d gözü dışarda biri değil, çalışkan(zengin olabilitesi var, evine çocuklarına bakar:d), yazısı inciden daha inci(bunu nerden mi biliyorum, bu olay apayrı bi yazının konusu çocuklar kanalıma abone olmayı unutmfşkhşnj) arkadaşlarını tanıyorum iyi insanlar. Bak senin hiç arkadaşını da tanımıyorum. Fırsat mı bıraktın şerefsiz. Ay nys. Y güzel tatlı biri işte. Tanımıyorum bi şey hissetmiyorum. Sadece acaba? olduğum birisi. Durup dururken böyle olmadım tabii. Senin siktir olup gittiğin zamanlar bu çocuk beni hayvan gibi kesmeye başlamış meğer, arkadaşlarım sayesinde farkettim sonra instagram eklemesi falan yaptı, fotoğraf beğenmeler falan…. Çok sonra çaktım durumu tabii ben o zamanlar x x diye ağlıyorum. X’ciğim demem o ki gelmeyeceksen yeni bi aşka yelken açcam. Seni köpekler gibi özledim orası apayrı bi mevzu. Ama yalnızlıktan sıtkım sıyrıldığı için ben de artık sevilmek istiyorum bu da bi ihtiyaç en nihayetinde. Eğer bu y ile bi şeyler gelişirse, acaba hissiyatım nasıl olacak onu merak ediyorum. Seni yine özler miyim, y’ye aşık olur muyum, y’den soğur muyum, hareketleri hoşuma gider mi falan filan. Bunlar hep muamma. Zaten şu anda da bi varsayım üzerine konuşuyorum burda.

Sözlerimi şöyle bi şeyle bitirmek istiyorum sen anlarsın.

“Affet bazı kelimeleri sana hiç kullanmadım, ‘Onlar’ bazı kelimeleri dünyalık hırsları için kirlettiler.” SAĞOL YA.

Ev mi lilik?

Geçen gün bi şeyler düşündüm ve onları unutmak istemedim biraz o düşüncelerden bahsedeyim.

Konu aslında aşırı sıradan. Ama hani birden bi şey dank eder ve sıradan olan şeye farklı bi açıdan bakarsın ve onun sonucunda da garipsersin ya o şeyi, farkındalık kazanırsın hani ayarsın bi anda. Öyle oldu işte.

Abi konu evlilik. Ben 22 yaşındayım. Evlilik benim için tabu. Asla evlenemeceğimi falan düşünüyorum. Evlilik diyince kramplar giriyo karnıma. Yıllarca ailenle yaşayıp artık farklı bi ortamda elin adamıyla yaşamaya başlama fikri beni korkudan altıma sıçtırıyo en açık tabirle. Bunda benim 22 yıl boyunca hep ailemle yaşamış olmam da etken olabilir tabii. Hiç yurtta kalmadım mesela. Ayrıca sadece bu da değil evin her sorumluluğunun sende oluşu, ev uğraşlarının asla bitmeyişi, sürekli ev için para harcamaların emek etmelerin sonunun olmaması vesaire panik atak sebebi değil mi? :/

Neyse.

Farklı bakış açıma gelecek olursak; bazen ailemden bazı şeyler için izin alamadığımda üstümdeki baskı beni felaket rahatsız ediyo ve çaresiz hissettiriyo. Sanırım öyle anlardan birinde kendime bi nevi kaçış yolu olarak malum şahısla aynı ev içinde hayal ettim kendimi. Ev bizimmiş. Kira ya da satın alma anlamında değil. Evimiz varmış işte. İngilizcedeki “home” bizdeki “yuva” anlamında olandan. Her şeyini kendimiz döşemişiz içimize sine sine (burada birden arka fonda “ikea evinizin her şeyi” çalsın, hayal edelim bunu çocuklar). Hep yanında olmak istediğin, ayrıldığın an içinin burulduğu, sürekli sesini duymak istediğin, vakit geçirmelere doyamadığın, bi şey olduğunda rehberde ilk onun adını arattığın, onsuz bi şey yerken keşke o da olsaydı dediğin, ağlarken, gülerken, sıkılırken, daraldığında, bunaldığında ilk yanına koşmak istediğin insanla ar tık ay nı ev de sin. Artık istediğin kadar onun yanında durabilir, istediğin kadar onunla vakit geçirebilir, istediğin kadar ona anlatabilirsin derdini. İstediğin kadar kafasını okşayabilir, istediğin kadar öpebilir, istediğin kadar nazlanabilirsin. Düşünsene süre kısıtlaması yok. Onun her hareketini bildiğini zannederken bilmediğin birrrrsürü özelliğini keşfettiğini düşünsene bi. Mesela gecenin dördü canın çiftlik köftesi çekti. Babana desen oflardı belki, ama onunla o saatte köfte yemeye gideceksiniz. Ya da birlikte sabah koşusuna çıkmak iyi bi fikir olabilirdi çünkü yalnız çıkmaya hep üşenir insan. Bazen kahvaltıya uyandırılacaksın, bazen kahvaltıya uyandıracaksın HADİ KAALK KAHVALTI HAZIR OMLET DE YAPTIM SEVDİĞİN GİBİ. Vaov. İlginç. Çok ilginç.

Hep ailenle kalacaksın sanmıştın ama kendi evin var artık. Ailenle yaşarken anne ve babanın sorumluluklarını artık sen ve o kendi eviniz için yapacaksınız. Bak bu kısım yine pesimistliğe doğru gidiyo. Sustur o tarafını susssturrr.

Yani bilemiyorum altan. Güzel olabilir. Olmayadabilir. Tabii ki hiçbi şey yukarda yazdığım kadar kolay olmaz muhtemelen. O kadar toz pembe olmaz en azından. Negatif bi çok şey de yaşanır. Sonuçta boşanma oranları da ortada. Bu kadar insan yoktan yere bu evliliklerini bitirmiyo. Ay ne diyorum allaşkına nerelere geldi bu konu.

SEN YOOOKSAN HER ŞEY EKSİK

Ama bak son bi şey. Senden güzel koca olur mu bilmem ama senden güzel baba olacağına çok eminim. (özür dilerim bu yazı ikinci tekil şahsa göndermeli yazılmayacaktı fakat içim yine yaptı yapacağını)

Haaaa ikinci son bi şey. Evet arkaaşlar ev için illa evlenmeye gerek yok. Sevgiliyle de yaşanır bu dediklerim. Babanız izin verirse yaşayın vallahi. Öptüm.

SEEEN VARSAN HER ŞEEEY TAMAAM.